Konak Hastanesi - Sakarya | Randevu Sistemi

Bölüm Seçiniz

Doktor Seçiniz

Tarih & Saat Seçiniz

Kişisel Bilgilerinizi Giriniz

Lütfen İlgili Alanları Doldurunuz

Lütfen İlgili Alanları Doldurunuz

20 Haziran 2017 14:27

Troid Hastalığı

Nadir Görülen  Fakat Önemli Bir Troid Hastalığı

Subakut Troidit

Subokut Troidit, troid bezinin nonsüpünatif bir iltihabıdır. Sıklıkla üst solunum yolları enfeksiyonlarından sonra ortaya çıkmaktadır. Kabakulak, kızamık, influenza ve adenovirüsler hastalığa sebep olmadtadırlar. 2009 yılındaki salgında H1N1 virüslerinin de subakut troidite neden olduğu bildirilmiştir.

Genç, erişkin ve orta yaşlarda hastalık sıklığı artmakta, ilerleyen yaşlarda ise azalmakadır. Görülme sıklığı sende 100.000'de 5 civarındadır. Kadınlarda 3-4 kat fazla görülmektedir.

Karakteristik belirtileri: Boyun haraketleri ve çiğneme, yutkunma sırasında artan, ani başlangıçlı, bazen gezici ve ilerleyici ağrıdır. Ağrı genellikle kulak, çene ve kafatasının arkasına yayılım gösterir. Ateş, ağrıya eşlik eder. Hastadan hastaya belirtiler değişsede genellikle vakalar ciddi olarak hastadır ve işlerini yapamaz hale gelirler. Kolay gibi görülsede ne yazıkki Subakut Troidit tanısı halen çok geç konmaktadır. Endokrinoloji uzmanları arasında dahi tanı ve tedavi kargaşaları yaşanmaktadır. Hastalar genellikle kulağa vuran ağrı nedeniyle KBB uzmanlarına gitmekte veya aile hekimleri tarafından yanlış yönlendirilmektedirler. Socuçta hastalar genellikle 1-2 kutu gereksiz antibiyotik kullandıktan sonra ve şikayetler uzamışken umutsuzluk ve panik halinde dahiliye uzmanları veya endokrinologlara ulaşmaktadırlar. Hastalığın ilk evrelerinde T3-T4 gibi roid hormonlarında artış, TSH düzeyinde ise düşüşler görülmektedir. Bu evrede hastaya hipertroidi tedavisi vermemek gerekir. Daha sonra troid hormonları normal seviyeye inebilir. Uzamış vakalarda ise kalıcı hipotroidi yerleşebilmektedir. Aktif dönemde CRP  ve Sedimentasyon (ESH) artmıştır. Teşhis kan tetkikleri ve ultrasoninde bulguları ile konabilmektedir. Troid palpasyonunda bezin en az bir kısmı hafif-orta derecede büyük, hassas, sert ve genellikle nodülerdir. Hastalarda kas ağrıları, eklem ağrıları ve grip benzeri bir tablo mevcuttur. Subakut droidit teşhisi olan ve kortikosteroidleme kontrendikasyonu olmayan her hastanın yeteri doz ve süre ile kortizon tedavisi alması gerekir. Tedaviye cevap dramatiktir. Birgün içinde ağrının gerilemesi beklenir. Aksi taktidrde tehşisinin doğruluğu srogulanmaktadır. Yeteli tedaviye rağmen sık tekrarlayan vakalarda troid bezi cerrahi olarak çıkarılabilmektedir.