Konak Hastanesi - Sakarya | Randevu Sistemi

Bölüm Seçiniz

Doktor Seçiniz

Tarih & Saat Seçiniz

Kişisel Bilgilerinizi Giriniz

Lütfen İlgili Alanları Doldurunuz

Lütfen İlgili Alanları Doldurunuz

20 Haziran 2017 14:54
Op.Dr. Mustafa Mazlum AKPINAR

Obezite

OBEZİTE CERRAHİSİ

Aşırı kilo alımı sağlığınızı büyük ölçüde tehdit ederken, aynı zamanda hareketlerin kısıtlanmasına ve ciddi hastalıklara yakalanmanıza sebep olabilir. Eğer sağlıklı beslenme düzenine sahip değilseniz öncelikle yeme alışkanlıklarınızı düzene sokmalısınız.

Obezite nedir?

obezite,Vücutta aşırı ve anormal düzeyde yağ birikmesine denir. Yağ dokusu tüm sistemi etkileyecek şekilde hormonal ve kimyasal maddeler salgılar. Bazı salgılar iştahın açılmasına, doyma sınırının üste çekilmesine ve obezitenin ilerlemesine sebep olur.

Obezitede rakamlar iki kat arttı

Dünyada gelişmiş ülkelerin birçoğu için en önemli sağlık sorunlarının başında obezite yer alıyor. Dünya sağlık örgütünün verilerine göre 2 milyar insanın kilolu ve bu rakamın 700 milyonu da obez olarak kabul ediliyor.

Ülkemizde de bu durum çok farklılık göstermiyor. Yapılan araştırmalara göre Türk erkeklerinin %25’i, kadınların ise %44’ün de obezite saptanmış.

Obezite Nasıl Ölçülür?

Obeziteyi belirlemek için Dünya Sağlık Örgütü'nün obezite sınıflandırılması kullanılmakta ve genellikle Beden Kitle İndeksi (BMI-Body Mass Index) ile ölçülmektedir. Beden kitle indeksi, kilogram olarak ağırlığın, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde ediliyor. Morbid obezite, BKİ'nin 40 kg/m2'den fazla olması durumudur.

Diyet tedavisi

Hastanemiz beslenme ve diyet uzmanına başvuran hastalara, beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi için uygun diyet listeleri oluşturulmakta ve egzersiz programları hazırlanmakta. Bu şekilde hastanın kilo vermesi hedeflenmektedir.

Obezite Tedavisinde Kalıcı Kilo Kontrolü: “Obezite Ameliyatları”

Uygulanan tedavi ve diyet programlarıyla kilo vermeyi başaramayan, Beden Kitle İndeksi (BKİ) 40’dan yüksek ya da BKİ’i 35’den yüksek ve kronik bazı hastalıkları bulunan ve bu nedenle önemli sağlık sorunları yaşayan kişilere tedavi amaçlı uygulanan cerrahi girişimlere “Bariatrik Cerrahi” ya da Obezite Cerrahisi adı verilmektedir.

Kimler ameliyat olabilir?

Obezite cerrahisi öncesi hastanın yeme-içme alışkanlıkları, diyabet, yaşam tarzı ve diğer hastalıkların durumu göz önüne alınır. Cerrahi, genellikle 18-60 yaş arasında uygulanabilir. Hastaya cerrahi işlem uygulanabilmesi için bazı şartlar gereklidir.

Bunlar;

  • Vücut kitle indeksinin 40’ın üzerinde veya obeziteden kaynaklanan hastalıkları bulunan 35-40 arası hastalar.
  • En az 5 yıldan bu yana tedavi edilemeyen obezite hastalığının bulunması.
  • Bir yıllık ilaç ve diyet sonucunda hastalığın seyrinde değişim olmaması.
  • Endokrinolojiyi ilgilendiren hastalıkların bulunmaması.
  • Aşırı alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olunmaması.
  • Hastanın anlama ve uyum kabiliyetinin tam olması ve operasyon sonrası obezite ekibiyle eşgüdümlü olabilmesi.
  • Ameliyata engel bir durumunun olmaması.

Obezitenin cerrahi tedavisinde hangi ameliyatlar uygulanmaktadır?

Günümüzde obezite ameliyatları kapalı yöntem ile yapılmakta ve böylelikle hastanın iyileşme süreci kısalmaktadır.

Gastrik band uygulaması gibi bazı kısıtlayıcı operasyonlar etkinliğini yitirmiştir. Besin emilimini bozucu operasyonların etkisi yüksek olmakla birlikte yan etkileri çok fazladır. Günümüzde, obezite cerrahisinde en etkin yöntem, kısıtlayıcı ameliyatlar kapsamında olan laparoskopik (kapalı yöntem) sleeve gastrektomi (tüp mide) denilen operasyonlardır.

Tüp Mide Ameliyatı

Tüp mide ameliyatı midenin yaklaşık %80’lik kısmının cerrahi olarak çıkarılmasıyla gerçekleştirilen bir obezite ameliyatıdır. Birden fazla mekanizmayla hastanın kilo vermesi sağlanmaktadır. Öncelikle yeni oluşturulan mide, normal mideye göre belirgin derecede azalmış hacmi nedeniyle daha az gıda ve böylece daha az kalori alınmasına neden olur. Ancak asıl etkisinin gıda alımını kısıtlamaktan öte mide bağırsak sistemindeki özellikle açlık, tokluk ve kan şekeri kontrolünü sağlayan hormonlar üzerinde meydana getirdiği değişimdir.

Gastrik Bypass

Bu ameliyatta birinci aşamada 30 mililitre hacminde küçük bir mide oluşturulur. Yeni oluşturulan bu küçük mideye ince bağırsaklar belli bir mesafeden bağlanır. İki tür bypass vardır. Bir türünde ince bağırsaklar hiç ayrılmadan bir halka şeklinde getirilerek mideye bağlanır. Buna “Mini Gastrik Bypass” denir. Diğer türde ise, ince bağırsak ayrılır ve bir ucu mideye diğer ucu ise yine ince bağırsağa ancak belli bir mesafeden sonra bağlanır. Buna da Roux en Y gastrik bypass adı verilir.

Ameliyat sonrası yaşam

Burada hastaların bilmesi gereken bir diğer önemli nokta ameliyattan sonra kendilerini bambaşka bir hayatın beklediğidir. Beslenme ve diyet uzmanı rehberliğinde düşük karbonhidrat-yüksek proteinli bir diyet uygulanması, ufak porsiyonlarda daha fazla sayıda öğünlerin düzenlenmesi, iyi çiğneme alışkanlığının kazanılması, günlük multivitamin, kalsiyum ve d vitamini takviyesinin yapılması, fizik egzersizlerin buna eklenmesi büyük önem taşımaktadır.